Istanbul U2 konseri

Müzik konusunda çok zor beğenen birisi olarak sevdiğim gruplar içerisine her zaman U2′yu eklerdim. Yaptıkları müzik benim açımdan hiçbir zaman mükemmel seviyesinde nitelendirilmesede yıllardır devam ettirdikleri çizgileri ile her zaman saygımı toplamış bir gruptu. Bu sene Türkiye’de konsere geleceklerini duyduğumda mutlaka gidilecek konserler listesine hemen eklemiştim. Ameliyat olması , konserlerin ertelenmesi vs.. gibi olgular sonrasında 6 Eylül akşamı konserin kesinleşmesi ile birlikte heyecanlı bekleyiş başladı. Ancak ne kadar konser beni heyecanlandırsada Bono’nun Türkiye’ye gelmesiyle başlayan AKP ile kolkola görüntüleri beni fazlasıyla rahatsız etti. Bono bugüne kadar kendini savaş karşıtı , haksız tutuklamalara karşı birisi olarak lanse etti. Halbuki kolkola pozlar verdiği kişilerin ülkeyi 5 gün sonra sürüklediği refarandumda neler hedefledikleri , profesörleri gazetecileri ne ile suçlandıklarını belirtmeden yıllarca içerde tutması , kendi gibi düşünmeyen herkesi dışlaması gibi birçok farklı özelliğini Bono gibi birisi mutlaka incelemeli ve buna göre hareket etmeliydi. Bu açıdan fazlasıyla hayal kırıklığı yaşayan bir modda konser yoluna çıktım.

Konserin Olimpiyat stadında yapılması sanırım herkes açısından tam bir çin işkencesi oldu. Ilk olarak yöneldiğimiz kapıdan biletlerimizi kontrol etmelerinin ardından Güney kapısına yölendirildik yolda köfte ekmeklerimizi yerken kapıya geldik ve günün süprizi ile karşılaştık. Yağmur ve rüzgar dolayısıyla bizim oturduğumuz bölüm başka bir yere alınmış. Yeni biletlerimizi bize vermeleri sonrasında ilk uğradığımız kapıya doğru dönüş yolculuğunu gerçekleştirdik. Yerlerimize oturmamızda biraz sorun oldu ancak sahnede yer alan Sound Garden çok iyi bir performans sergilediği için hiçbir tatsızlığın keyfimizi bozmasına müsade etmedik. Sound Garden ardından 1 saatlik bir bekleme süresi ardından u2 sahneye çıktı. Bono önderliğinde müthiş bir performans sergilediler ancak konser devam ederken Bono ilk başta teşekkür edip sonra AKP yi pohpohlayacak söylemlere girince işin rengi değişti. Seyirci ortak bir şekilde yuhalayarak tepki gösterince Bono , “Ok no more politics” diyerek konuyu geçiştirdi ve konsere devam etti. Ancak bu ve konser öncesi yaşananlar biraz soğukluk katmıştı. Bu olaya kadar müthiş bir katkı veren seyircilerde biraz durulma oldu. Ta ki Bono Fehmi Tosun için şarkı söyleyeceğini belirtene kadar. Fehmi Tosun ismini duyunca bir anda elim Blackberry’me giderek google’dan hemen bu ismi aratmaya başladım. Bir an bu isminde yine AKP veya Fethullah Gülen cemaatiyle alakalı bir isim olucağından korktuysamda karşıma tutuklandığı sırada kaybolan ve bir daha bulunamayan bir kişi çıktı. Aklıma Ergenekon’dan içerde yatan kişiler geldiği sırada sahneye Zülfü Livaneli geldi. Net bir şekilde bir anda stadın tamamında bir mutluluk gurur duygusu dalgalanmaya başladı.Zülfü Livaneli Bono ve U2 için övgü dolu sözler söyledikten sonra belkide herkesin gönlünden geçen Türkü’yü söylemeye başladı.

Yiğidim Aslanım Burada Yatıyor

Şu sılanın ufak tefek yolları
Ağrıdan sızıdan tutmaz elleri
Tepeden tırnağa şiir dilleri
Yiğidim aslanım burda yatıyor

Bugün efkarlıyım açmasın güller
Yiğidimden kara haber verdiler
Demirden döşeği taştan sedirler
Yiğidim aslanım burda yatıyor

Ne bir haram yedi ne cana kıydı
Ekmek kadar temiz su gibi aydın
Hiç kimse duymadan hükümler giydi
Yiğidim aslanım burda yatıyor

Mezar arasında harman olur mu
On üç yıl mahpusta derman kalır mı
Azrail’e sorsam canım alır mı
Yiğidim aslanım burda yatıyor

Nazım Hikmet

45 bin kişi tek bir yürek ile şarkıyı söylerken bir nevi isyanını haykırıyordu kendisini kısıtlamaya çalışan AKP hükümetine. Bono’ya özgürlüğün parayla satılmayacak vazgeçilmeyecek birşey olduğunu ülkesine duyduğu büyük sevgiyi anlatıyordu. Hergeçen gün refarandum yaklaşırken ya Evet çıkarsa korkusu içerisinde yaşarken gençliğin Hayır haykırışına tanık oldum bu akşam. Bono ise benim için konser sonrasında sadece müzisyen kişiliğine saygı duyulacak birisi olarak kalıcak. Siyasi görüşleri , şahıs olarak yaptıkları ne olursa olsun ben bu akşam konser izlemeye gittim. Müzikal açıdan müthiş bir performans seyrettim . Sahne performansları çok iyiydi ancak ben sahneyi çok beğendiğimi söyleyemiycem. Belki stadın yeterince dolmaması 360 derece sahneyi kullanmalarını engelledi ancak sanırım bu statda bundan daha iyisi olamaz. Bu stadı hangi üstün zekalının inşa ederek Türkiye Cumhuriyetine 150-200 milyon € civarında bir kazık soktuğunu ise sanırım bambaşka bir yazıda değerlendirmek gerekir. Kısaca konuşmak gerekirse bildiğin kazık.

Ne kadar bazı negatiflikler yaşamış olsamda bugüne kadar seyrettiğim en güzel konserlerden biriydi diyebilirim. Performansları destansı. Bono’nun bir yerde bir kızı sahneye çıkartıp kucağına yatması daha sonra kız ile dans etmesi çok güzeldi. Sanırım bir daha gelseler bir daha konserlerine giderim. Bono’ya ve yaptıklarına aslında çok fazla suçta bulamıyorum neticede çok fazla bilmedikleri bir ülke ve güvendikleri siyasetçiler tarafından yanlış yönlendirilmeleri çok zor değil. Bu güzel konserin setlisti aşağıdaki gibi oluştu :

return of the stingray guitar
beautiful day / my sweet lord
new year’s day
get on your boots
magnificent
mysterious ways
elevation
until the end of the world
i still haven’t found what i’m looking for
pride (in the name of love)
in a little while
miss sarajevo
city of blinding lights
vertigo
i’ll go crazy if i don’t go crazy tonight / discothèque / john i’m only dancing
sunday bloody sunday / get up stand up
mothers of the disappeared
yiğidim aslanım burda yatıyor
walk on / you’ll never walk alone

encore(s):
one
amazing grace (snippet) / where the streets have no name
ultra violet (light my way)
with or without you
moment of surrender

Random Posts

  1. No comments yet.

  1. September 7th, 2010