Basketbol Milli Takımımıza Teşekkürlerimle

Bundan 20 sene önce birisi bana Türkiye Basketbol Milli Takımı Dünya şampiyonasında ABD ile final oynayacak deseydi herlade gülümser geçerdim. Ancak basketbolumuz son 20 senede gerçekten bir gelişme sürecine girdi. Bu sürecin herhalde en büyük adımı Ayrın Örs yönetimindeki Efes Pilsen tarafından atılmıştı. Koraç kupasını kazanmaları ülkede basketbola büyük bir hayranlık uyandırmıştı. 2001 yılında ülkemizde gelen Avrupa ikinciliği ise 12 Dev Adamın doğmasına yol açtı. Aynı 12 Dev Adam muazzam bir iş başararak yine ülkemizde yapılan dünya şampiyonasında gümüş madalyaya uzanarak hepimizin göğsünü kabartı. Ama ben bu yazımda 12 Dev Adam’dan ziyade bugün yaşadığımız başarının gelmesine sebep olan iki isim üzerinde durmak istiyorum. Basketbol federasyonu başkanımız Turgay Demirel ve Milli Takım coach’umuz Bogdan Tanjeviç.

Ülkemize geldiği günden sonra Bogdan Tanjeviç gerek oyuncu seçimleri gerek kişikiği hakkında öyle eleştirilere maruz kaldı ki , basın tarafından öyle manipülasyonlar ile karşılaştı ki sokaktan geçen basketbolu az takip eden birisine turnuva öncesi sorsanız Milli Takımın Tanyeviç yönetiminde başarı imkanının sıfır olduğunu ve oyuncuların tamamının Tanjeviç’ten nefret ettiğini dile getirirdi. Çünkü herşeyi çok iyi bildiğini sanan yazarlarımız yıllardır Tanjeviç’in ülkemize neler katabildiğini görmekten uzaktaydı ve sadece içlerindeki yıkım isteğini kullanarak Avrupa basketbolunun en önemli hocalarından birini yok etmeye çaba gösteriyordu. Buna karşın Tanjeviç usta bildiğinden şaşmadan inandığı yolda devam ederek kimseyi takmadı. Bu sene kansere yakalandığını öğrendikten sonra çok kişi klasik Türk duygusallığı ile destek olmaya başladıysa bile eleştiriler hiçbir zaman kesilmedi. Oysa Tanjeviç yönetimindeki milli takım kendisine bir kimlik kazanmış ve savunmayı öne çıkararak rakiplerine nefes aldırmayan bir yapıya bürünmüştü. Oyuncuların gelişimini engellediği iddiaları ortaya atılmasına karşın çalıştığı iki uzunun NBA yolunu tutmasını sağladı. Bir başka çalıştırdığı genç oyuncu ise 2011 draftında ilk 3 içerisinde yer alması gözüken ve geleceğin en önemli uzun oyuncularından birisi olarak gösteriliyordu. Milli Takım için kanser tedavisine ara verecek kadar bağlıydı hocamız takımımıza ve ülkemize. Kendi canını Milli Takımımızdan daha arka plana iten , maçlarda sahada yer alan oyuncular kadar savunma yapmaya devam ediyordu. Hem Fenerbahçe hem Milli takıma çok büyük emekleri geçen büyük usta sana verdiğin her emek için sonsuz teşekkür ederim.

Turgay Demirel ise bütün eleştirilere rağmen büyük ustanın arkasında durmayı başararak Türk halkının tamamına muazzam bir ders vermeyi başardı. Bugüne kadar hiçbir spor adamının yapamadığını yaparak istikrarın neler getirebileceğini gösler önüne serdi. Kendisinede gerçekleştirdiği devrimden dolayı sonsuz teşekkür ediyorum.

Son noktayı ise milli takım oyuncularına verilecek adam başı 1.5 milyon TL prime ayırmak istiyorum. Bu parayı oyunculara vereceğinize basketbolu geliştirmek için harcasız tam basketbol sevgisi gelişmek üzereyken basketbolu ülkenin birici sporu yapmaya çalışsanız çok mu kötü olurdu ? Bu kadar büyük prim vermek çok büyük yanlış bana göre.

Random Posts

  1. No comments yet.

  1. No trackbacks yet.