12 Eylül Referandumunda oyum : HAYIR

Ülkemiz açısından çok önemli bir 5 günlük sürece girmiş bulunuyoruz. AKP hükümetinin tek başlarına hiçbir Sivil Toplum Örgütünün , Siyasi Partinin , Halkın desteğini almadan ortaya çıkardığı yeni anayasa paketi toplu şekilde oylanıcak. Mümkün olduğunca neden Hayır oyu vereceğimi bu mesajımda anlatmaya çalışıcam.

Herşeyin başında şunu söylemek gerekir sanırım. Türkiye Cumhuriyetinin mutlaka yeni bir Anayasaya ihtiyacı vardır. Ancak ihtiyacımız olan anayasa kesinlikle Türkiye’nin genelinin katkısıyla hazırlanan ve özgürlükler ile kuvvet ilkelerini birbirinden doğru şekilde ayıran bir anayasa olması gerekir.

Mevcut anayasa değişikliğine baktığım zman ülke açısından kilit nokta taşıyan güzel değişikler içeriyor ancak bunun yanında özellikle HSYK’nın seçimi ve yargının bağımsızlığını ortadan kaldırma çabaları çok tehlikeli. Neticede yargı hükümetin kontrolüne girerse başta olan Hükümetlerin geçmişte Almanya’da Hitler’in yaptıklarını yapması için önünde hiçbir engel kalmayacak. Kendisi gibi düşüneyenler için neler dile getirdiklerini bugüne kadar düşünürsek AKP hükümetinin mevcut anayasa ile ne derece tehkileli bir hale gelebileceğini görmek hiç zor değil.

Ayrıca ülkemizde şu an en önemli siyasi , yasal sorular ne diye sorsanız size cevap verecek 100 kişinin 99′unun ilk dile getireceği cevaplar şunlar olucaktır: Dokunulmazlıklar , Siyasi Partiler yasası , Seçim Yasası. Mevcut anayasa içerisinde bu sorunların hiçbirisine değinilmemesi AKP’nin yeni anayasa yapmak konusunda ne kadar ciddi olduğunu ve neler amaçladığını net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Oy satın almalar , insanları zorla evet kullanmak için tehdit etmeler hep AKP yönetimi zamanında yaşamaya başladığımız değişiklikler oldu. Bu hükümet son 2 seçimde çıkan onlarca sahte oyun hesabını bile verememişken , bakan başbakan olan her üyesi servetine servet katmışken en ufak bir güvenliliği kalmamıştır. Bu kadar güven sorunu olan birhükümetin sırf kendi isteklerini yapabilmek için u2 gibi bir grubu bile utanmadan kullanma çabasınada dile getirmiştim. Bunların hepsi benim gözümde sadece cahil halkın gözünü boyamaktan öteye gitmeyen davranışlar.

Ben müslüman olmayan birisiyim. Belki soyadım çok kişinin bu konuda yanlış düşünmesine sebep olabilir. Ancak her bireyin istediğine inanma özgürlüğü olduğunu düşünüyorum. Bu ülkede müslüman olanlar nasıl yaşama hakkına sahipse ben ve ailemde aynı haklara sahip olarak yaşamalıyız. Bundan dolayı ana amacı Dini devlet kurmak olan AKP ben ve ailem açısından çok ciddi tehdit içermektedir. Bir baba olarak kızımı AKP kontrolünde olan eğitim sistemine nasıl sokucağımı 7/24 düşünüyorum ve kızımın nasıl baskı görmeden yaşayacağı beni fazlasıyla endişelendiriyor. Bundan dolayı ben ve ailem Hayır oyu kullanıcaz.

Bilmeyenler içinde Ali Sirmen’in yazısını paylaşmak istiyorum. Neden Hayır diyeceğini kendiside anlatmış ve sözlerinin hepsini Recep Tayyip Erdoğan’ın kendi ağzından çıkan sözcükleri kullanarak vermiş.

Son zamanlarda, artık “evet mi hayır mı?” sorularından bıkmaya başlamıştım ki, Mine cumartesi günkü gazetelerden birinde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bir açıklamasını okudu ve hemen buyurdu: – Her şeyi açık açık anlatıyor. Sen de bunu yaz da herkes görsün! Bir köşe yazarı, karısı yaz deyince, yazmaktan başka ne yapabilir ki? Ben de yazıyorum. Bakın Tayyip Erdoğan perşembe günü katıldığı iftar yemeğinde ne demiş: “İnanın ayaklarımızda pranga var. Biz prangaları çözemediğimiz sürece, sizler belki dışarıdan zannediyorsunuz ki, parlamentonun yüzde 65′ine sahipsin çöz de git! Neyi çözüyorsun? Türkiye’de parlamentonun da, yürütmenin de üzerinde bir yargı gücü var. Seni engelliyor. Ben bugün vali ataması yapamıyorum. Seni engelliyor. Atadığım valiyi geri iade ediyor aynı anda. 23 kere bir müdürü geri iade ediyor (geri iade ediyor denmez ama üslup Başbakan’ındır aynen koruyorum A.S.) Ben bir yürütme ve hükümet olarak, istediğim müdürü istediğim yere atayamazsam, istediğim valiyi istediğim yere atayamazsam, bu ülkede ben nasıl icrai faaliyet yapacağım? Halkın karşısına o mu geliyor, ben mi geliyorum?.. Yarın beni siz yargılayacaksınız, vatandaş yargılayacak. İyi yaptın kötü yaptın diye bana diyecek olan kim. Onlar halkın karşısına çıkmıyor ki, ben çıkıyorum halkın karşısına. Hesabı veren ben, ama gelip bana zulmeden de o. Bu böyle yürümez. Onun için bu anayasa değişikliğine evet istiyoruz.” *** Tayyip Bey’in 23 Nisan 2010 yılında koltuğunu sembolik olarak küçük bir çocuğa bırakırken söyledikleri de şuydu: – Artık mühür sende, ister asarsın, ister kesersin! Tayyip Bey’in bu iki konuşması 12 Eylül’de anayasa referandumunda neden hayır oyu vereceğimi gayet iyi açıklıyor. Görüyorsunuz Tayyip Bey kendi sözleriyle açıklıyor ki, 12 Eylül oylamasının asıl gerekçesi kendi astığı astık, kestiği kestik yönetiminin önündeki yargı engelini kaldırmak. Tayyip Bey’e bu açık sözlü konuşmasından dolayı çok teşekkür ederiz. Bütün aldatmacaların ardında, gerçek niyetin ne olduğunu şimdiye dek hiç kimse, bu kadar net bir biçimde anlatamamıştı. Teşekkürler Tayyip Bey! “Hayır”ın en güzel en açık gerekçesini bizzat siz verdiniz.

Bu güzel anlatım için Ali Sirmen’e bir kez daha teşekkür ediyorum. Sözlerimi bugün Twitterda attığım neden Hayır oyu kullanıcağıma dair birkaç mesaj ile bitirmek istiyorum. Oy kullanıcak herkestende şahsi ricam lütfen futbol fanatikliği yaparak oy vermek yerine araştırarak oy verin ve neye oy verdiğinizi mutlaka değişik kaynaklardan araştırın. Sadece AKP yandaş medyayı okursanız bütün gerçeklerden bi haber olarak yaşamaya devam edersiniz.

Özgürce düşündüklerimi söyleyebilmek ve bunları dile getirdiğim için hapise atılmamak için #HAYIR

Atatürk’ün bıraktığı emanete hıyanet etmemek ve dahili beddahların ülkeyi yok etmesine müsade etmemek için #HAYIR

Random Posts

  1. elinize sağlık çok güzel yazı

  1. September 16th, 2010
    Trackback from : Anonymous