Internetime Dokunma
Internet kanunlarında yapılacak geniş değişiklikler ve özellikle sansür konusuna Türk halkı olarak haklı bir tepki vermemiz gerektiğinden dolayı birçok sözlük ve internet grubunun düzenlediği yürüyüşün ilki dün Taksim’de 15-20 bin kişinin katılımı ile gerçekleşti. Bu yürüyüşte ben , kızım ve eşim berabercene Özgürlüğümüz için bağırarak gururla yürüdük.

Yürüyüş sırasında ve sonrasında oturup aramızda yaptığımız değerlendirmelerde yürüyüşün amacına müthiş hizmet ettiğini düşünüyorduk. Ancak elbette ki ülkemizde yer almayan medya özgürlüğünü unutmuştuk. 15-20 bin kişinin yürüdüğü bir yürüyüş koskaca Türk basını tarafından tabiri caizse ignore edilmiş ve sıradan bir olay gibi haberlerde gündeme bile gelmemiş durumda. Bu bile ülkede özgürlüklerimizin ne derecede tehdit içerisinde olduğunu kanıtlamaya tek başına yeten bir olay. Basının özgürce haber yapamadığı ve hükümetlerin borazancılığını yaptığı bir ülkeden hayır beklemek abesle iştigaldir.
Ben anlamıyorum 15-20 bin kişinin yaptığı bir protestonun basında yer bulabilmesi için illa kan dökülmesimi gerekiyor ? Insanların polisle çatışması mı gerekiyor ? Basından birileri bunu bana anlatabilirse gerçekten mutlu olucam.
Dün beni en çok mutlu eden olay ise elbetteki kızımın yürüyüşten büyük zevk almasıydı. Bizler 12 Eylül öncesini yaşayan nesil olarak belkide ebeviyenlerimizde oluşan korkuyu kendi bünyemizde sonuna kadar hissederek büyüdük. Gösterilerin şiddet olaylarına yol açıcağı , konuşanın kafasının kopartılacağı dönemler geride kalmıştı ancak bizler bu korkuyu ne kadar içimizden atmayı başardık işte burası soru işareti. Ben kızımı korku dolu bir şekilde büyütmek istemediğim için babamın tüm aksi ısrarlarına rağmen kızımı yürüyüşe götürmekten çekinmedim. Bizlerin yetiştirdiği nesil haklarını sonuna kadar aramayı kendilerine birinci vazife olarak algılamalılar aksi halde malesef bizler gibi her yapılanı kabul eden kişiler olacaklar. Burada yanlış anlaşılma olmasını istemem , ben şahsım olarak her türlü haksızlığa karşı duran birisi olsamda tek başıma bir yere kadar mücadele verebilirim. Malesef bizim neslimiz yapılanları kabul eden ve sineye çeken bir nesil oldu. Bari bizden sonrakiler olmasın.
Şimdi dileğim bu yürüyüşü 22 Ağustos’a kadar çok daha büyük şekilde bir kez daha organize etmek. Gerekirse sivil kuruluşlar destek versin ve ortak çok büyük bir yürüyüş düzenlensin. Yurt dışında gazeteciler davet edilsin , yapılmak istenen iğrenç sansür detaylıca anlatılsın ve siteler reklam yapma çabasında olmadan bu organizasyona destek versin.
Malesef dün akşam yapılan yürüyüş amacına ulaşmamıştır.
Dip not : Birçok farklı kişi kızımın resmini ve görüntüsünü çekti. Bu blogu okuyanlar arasında resmi çeken varsa mert ( at ) gokceimam.com e-mail adresinden bana ulaştırırlarsa çok memnun olurum.





No comments yet.